Hastalıklar ve Gunce..


Haber bülteni üyeliği



Ziyaret Bilgileri

[ Sal, 25 Eyl 2018 ]
Toplam 106 ziyaret
31 benzersiz ziyaretçi

Tüm dünyada bugün için yaklaşık 42 milyon kişinin HIV pozitif olduğu ve bunlara günde 8500, yılda 6 milyon yeni vakanın ilave olduğu kabul edilmektedir.

Bu 6 milyon yeni HIV vakasının;

· % 90'ı gelişmekte olan ülkelerdedir.

· % 15'i ise 15-25 yaş arasındadır ve bunların da % 40'ı kadınlardan oluşmaktadır.

· Tüm dünyada bugüne kadar yaklaşık 20 milyon kadar HIV kaynaklı ölüm görülmüştür (enfekte kişilerin yaklaşık yarısı).

HIV NEDİR?

HIV, AIDS'in etyolojik ajanı olan Human Immunodeficieny Virus (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri kullanılarak adlandırılmıştır. Bu mikroorganizma bağışıklık sistemini tutarak bireyin savunma sistemini zayıflatan bir virüstür.

Virüsün Özellikleri

HIV retrovirüs ailesinde yer alan bir RNA virüsüdür.

Bu virüs en fazla lökositlerde (özellikle CD4 T hücrelerinde), vücut salgılarında, daha az olarak da beyin ve barsak hücrelerinde bulunur.

İnsanda hücresel bağışıklıktan sorumlu olan CD4 T hücrelerinin ölümüne neden olarak hastalık yapar.

HIV Virüsünün Tipleri

HIV virüsünün bilinen iki tipi vardır. HIV-1 ve HIV-2

Kuzey Amerika ve Avrupa'da yaygın olan tip genellikle HIV olarak adlandırılırken Batı Afrika'da seropozitif asemptomatik bireylerden izole edilen yeni subtipe HIV-2 adı verilmiştir. HIV-1 ve HIV-2 suşlarının birçok biyolojik karakterlerinin benzer olmasına karşın bazı farklılıkların olduğu saptanmıştır. Örneğin HIV-2 HIV-1'e göre seksüel ve vertikal yolla daha az bulaşma olasılığına sahiptir. Ayrıca HIV-1 ve HIV-2 serolojik ve moleküler yapı olarak daha kolaylıkla ayrılabilmektedir. Örneğin HIV-1 ve HIV-2'nin genomunda iki önemli farklılık bulunmaktadır. HIV-1 de bulunan ?vpu geni' HIV-2 de bulunmamaktadır. Ayrıca HIV-2 de ilaveten HIV-1 de bulunmayan ?vpx geni' bulunmaktadır.

Şekil. HIV (Human Immunodeficiency Virus)

HIV Pozitiflik Nedir?

Kanında HIV virüsü bulunan kişilere "HIV pozitif" denir. Aynı zamanda kanında HIV antikoru (+) olan bu vakalar tedavi almazlarsa 3-10 yıl içinde "AIDS" tablosu ortaya çıkar.

HIV'in Bulaşma Yolları

Üç yolla bulaşabilir:

1. Cinsel İlişki: Tüm bulaşmaların % 80-85'i bu yolla olmaktadır.

· Korunmasız cinsel ilişki

· Oral, vajinal, anal cinsel temas

2. Kan Yoluyla Bulaşma: Tüm bulaşmaların % 10-15'i bu yolla olmaktadır.

· Kan veya kan ürünlerinin transfüzyonu (nakli)

· İğne batması ve açık yaradan HIV ile temas yoluyla bulaşma

· İntravenöz (damar içi) ilaç kullanıcıları arasında iğne paylaşımı

3. Perinatal Geçiş (Anneden bebeğine): Tüm bulaşmaların % 3-5'i bu yolla olmaktadır.

· Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe anne karnında ya da doğumda

· Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğine emzirmeyle

HIV Nelerle Bulaşmaz?

HIV günlük yaşamda aynı odada bulunma, aynı okulda okuma, aynı havayı soluma ile bulaşmaz. Aynı zamanda sağlam deriden, tükürük, gözyaşı, ter, aksırık, öksürük, idrar, dışkı, yiyecekler, içecekler, çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon, tuvalet, duş, musluk, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam, sinek-böcek ısırması, dokunmak ya da yan yana oturmakla HIV geçişi olmadığı kabul edilmektedir.

AIDS Nedir?

HIV'in neden olduğu bağışıklık sistemini etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır.

AIDS'in Belirtileri

HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre 3-15 yıl, hatta bazen daha uzun bir süre sonra ortaya çıkar. Bu belirtiler aşağıda verilmiştir.

· Belirli bir nedene bağlı olmaksızın haftalarca süren derin bitkinlik,

· 2 ay içerisinde %10 dan fazla tanımlanamayan kilo kaybı,

· Birkaç haftadan fazla süren sebebi açıklanamayan ateş, titreme ve gece terlemeleri,

· İlk bakışta çürüğe benzeyen, ancak kaybolmayan, ağrısız, vücudun her yerinde bulunabilen düzgün, sert ve gittikçe büyüyen pembe-kızıl renkli lekeler,

· Belirgin bir sebebi olmayan ve iki haftadan uzun süren koltuk altı ve boyun lenf bezlerinde şişlik,

· Solunum güçlüğü ve kuru öksürük,

· Ağızda devamlı beyaz lekeler bulunması, uçuklar,

· Kronik diyare.

HIV'in Klinik Seyri

1. Akut Retroviral Sendrom

HIV'in alınmasından 1-6 hafta sonra hastaların önemli bir kısmı nonspesifik ateşli bir hastalık geçirmektedir. Bu tablo geçici ve birkaç hafta içerisinde kendiliğinden sınırlanan bir infeksiyon şeklindedir. Hastalarda:

-Ateş,

-Halsizlik, yorgunluk,

-Döküntüler

-Başağrısı

-Farenjit

-Diyare saptanabilir.

2. Asemptomatik Evre

HIV'in alınmasından yaklaşık 8-10 yıl sonra hastaların hayatını tehdit eden fırsatçı enfeksiyonlar ve tümörler görülebilir. Ancak bu tip bulguların hastaların bazılarında birkaç haftada bile görülebildiği bildirilmiştir.

3. Semptomatik Evre

Herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ancak genellikle 8 yıl kadar sonra gözlenmektedir. Bu dönemde genelde hayatı tehdit edici olmamakla birlikte tüberküloz, lokal fungal infeksiyonlar, lenfoma gözlenebilir.

Hastalığın İlerleyişini Etkileyen Faktörler

· Hastalığın edinilme yolu,

· Alınan HIV virüsünün yoğunluğu,

· Virüs suşunun virülansı,

· Cinsiyet,

· Konağın genetik yapısı,

· Tıbbi girişimlerdir.

Anti-HIV Testi Nedir? Ne Zaman Yapılmalıdır?

HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. HIV antikorlarının ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır. Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virüsüne karşı antikorların olduğunu gösterir. Ancak anti-HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Bu nedenle Anti-HIV testinin pozitif (seropozitif) olduğunu söyleyebilmemiz için Westernblot testi adı verilen doğrulama testininde yapılıp sonucunun pozitif bulunması gerekmektedir. Son yıllarda HIV virüsünün kandaki varlığının direkt kanıtlanması PCR (polymerase chain reaction = polimeraz zincir reaksiyonu) yöntemi ile de yapılabilmektedir. Bu yöntemle ilk haftadan itibaren HIV virüsünün kandaki varlığı gösterilebilmektedir.

Yeni Doğanda HIV Testleri?

Bebeklerde (süt çocuklarında) HIV enfeksiyonunun tanısı için en sık kullanılan testler HIV için kan kültürleri ve DNA tabanlı PCR testidir. HIV pozitif annelerden doğan tüm çocuklarda yaşamın ilk 48 saatinde, 1-2.aylarda ve 4. ayda DNA-PCR testi önerilmektedir. Yaşamın ilk 15 ayından sonra pozitif ELlSA ve Westernblot antikor testleri anneden geçen enfeksiyonun varlığını kanıtlar.

Laboratuar Tanısı

1.Virüs Kültürü: Virüsün periferal kan lenfositlerinden kültürü yapılabilir. Kullanılan en uygun yöntem; mitojenle stimüle edilmiş normal periferal kan mononükleer hücrelerinin hasta örneği ile birlikte kültürüdür. Virus üremesi yavaş olur (7-14 gün) ve viral RT aktivitesi ya da virüse özgül antijenlerin gösterilmesiyle saptanır.

2.Seroloji: HIV antikorlarının tespitinde ve tarama amacıyla en sık kullanılan yöntem ELISA'dır. ELISA ile pozitiflik saptandığında yöntem tekrar edilir, yine pozitifse bu kez western blot (WB) yöntemiyle konfirme edilmelidir. Daha ziyade bireysel olarak uygulama amaçlı kullanılan diğer serolojik testler aglütinasyon ve immunodot yöntemleridir.

3.Moleküler yöntemler: Klinik örneklerde viral RNA'nın saptanmasında kullanılan yöntemler RT-PCR (reverse transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu, amplifikasyon temelli) ve bDNA (branchDNA, amplifikasyon-hibridizasyon temelli) testleridir. Bunlar kantitatif sonuç verdiğinden özellikle viral yük tayininde önem taşırlar.

HIV ile karşılaşıldıysa ya da şüphe varsa ne yapılmalıdır?

Riskli davranışları olan kişiler (intravenöz uyuşturucu kullananlar, eşcinseller, biseksüel erkekler, çok eşli heteroseksüeller, hemofili hastaları veya çok sıklıkla kan transfüzyonu alan bireyler ve bu grupların eşleri) uygun testlerle taranmalıdırlar.

Böyle bir durumda ilk yapılan tarama testi HIV1/2 antikor testi (ELISA yöntemi) bu testin sonucunun pozitif çıkması durumunda test tekrarlanmalıdır ve Westernblot doğrulama testi yapılmalıdır. ELISA testinin yapılabilmesi için 3 aylık bir süreye ihtiyaç vardır (bu 3 aylık döneme pencere dönemi denir). Bu dönemde PCR yöntemiyle virüs varlığının tespit edilmesi tercih edilmektedir. PCR ile ilk haftadan itibaren virüs varlığının tespit edilmesi mümkündür. PCR'la HIV DNA'sı ve RNA'sı direkt olarak saptanmaktadır ve pencere döneminde de genellikle pozitiflik tespit edilebilmektedir. HIV pozitif annelerin bebeklerinde görülen antikorların bebeğe ait olup olmadığını test etmek için kullanılabilir. Şüpheli westernblot test sonuçları elde edildiğinde de yine PCR kullanılabilmektedir. Virusun yapısal bölümlerinden biri olan p24 antijenini, yine ELISA tekniği ile kanda aramak olasıdır. Henüz antikorlar oluşmadan önce ve temastan iki hafta sonrasından başlayarak dolaşımda p24 antijenine saptanabilmektedir. Yani kısaca riskli davranışınız üzerinden

· 1-3 hafta geçmiş ise HIV-1 proviral DNA testi (PCR yöntemi ile)

· 3 hafta 3 aylık süre içinde p24 antijen testi+ELISA testi

· 3 ay sonra ELISA testi (pozitif çıkması halinde Westernblot doğrulama testi, negatif çıkması halinde 6 ay sonra ELISA testinin tekrarı) önerilmektedir.

· HIV pozitifliği daha önceden tespit edilmiş vakalarda HIV-1 RNA testi ile viral yük takibi yapılabilir.

Test Öncesi HIV Danışmanlığı

HIV testi öncesi danışmanlık alınmalıdır. Test sonucunun ne anlama geldiğini iyi bilmek ve ona göre tedbir almak gereklidir.

· Pozitif sonuç kişinin AIDS olduğu anlamına gelmemektedir ancak kişinin virüsle karşılaştığı ve virüsü taşıdığı anlamına gelmektedir.

· Negatif sonuç ise virüsle karşılaşılmadığı anlamına gelmemektedir. Çünkü virüsün saptanabilmesi için belirli bir zaman dilimine gereksinim vardır.

· Dünya Sağlık Örgütü test sonuçları negatif bulunan kişilerinde şüpheli ilişkiden 6 ay sonra testi tekrar ettirmelerini önermektedir.


Editör Bilgileri

Toplum Sağlığı Görevlisi

TOPLUM SAĞLIĞI GÖREVLİSİ


Editöre Ulaşın

En Son Güncellenenler

freebsd
apiterapi
azdavay_bakirci
aramamotorlari
uyku
kazimkoyuncu
peyzaj

Uzerine.com Copyright © 2005 Uzerine.com
uzerine.com Ana Sayfa | Gizlilik Sözleşmesi | Üye Girişi